MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet, Beraat
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Katılan kurum vekilinin temyiz talebinin incelenmesi neticesinde;
Yokluğunda verilip, 07/01/2014 tarihinde tebliğ edilen hükmü 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süreden sonra 17/01/2014 tarihinde temyiz eden katılan kurum vekilinin temyiz nedeninin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanık ... müdafiinin hırsızlık suçuna ilişkin temyiz nedeninin incelenmesi neticesinde;
Hükümde TCK'nın 35. maddesinin 143. maddesinden önce uygulanması suretiyle TCK'nın 61. maddesinde belirtilen sonuç ceza belirlenirken önce artırım sonra indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişkin hükme aykırı davranılmış ise de; sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, uzun süreli hapis cezası ertelenenler hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğu uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün hırsızlık suçuna ilişkin bölümünden “5237 sayılı TCK'nın 53/1-b-c. bendinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık ... müdafiinin mala zarar verme suçuna ilişkin temyiz talebinin incelenmesi neticesinde;
1-Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.01.2014 tarih, 2013/2-686 Esas ve 2014/19 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, hırsızlık suçunun konusunun çalınmak istenen kapının kendisini oluşturması durumunda kapıya verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı Yasa'nın 53/4. maddesine göre, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan sanık hakkında aynı Yasa'nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.