MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/11/2010 gün 274-300; 06/12/2008 gün 144-234, 23/09/1974 gün 224-408 ve 16/04/1973 gün 213-345 sayılı kararlarında temyiz süresinin geçirilmesinden sonra eski hale getirme başvurularını değerlendirme yetkisinin Yargıtay'da olduğu belirtilmiştir. Anılan Ceza Genel Kurul Kararları ışığında ve 5271 sayılı CMK'nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme istemi konusunda karar verme görevinin, bu istemle birlikte temyiz itirazı da yapılmış bulunduğundan, Yargıtay’a ait olduğu, sanığın okuma yazmasının bulunmadığı, dosya kapsamındaki tüm evraklara imza atmak yerine parmak bastığı, sanığın adresine çıkarılan tebligatın bizzat sanığa tebliğ edildiği ve davetiye üzerinde imzası bulunduğunun görüldüğü, sanığın 04/04/2014 tarihli dilekçesinde söz konusu tebligatın kendisine yapılmadığını ve davetiye üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu nedenle temyiz süresini kaçırdığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; öğrenme üzerine gerçekleşen temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden,bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 08.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.