MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik olarak katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin 13/02/2013 tarihli ilk duruşmada “...sanık ... dışındaki sanıklardan şikayetçiyiz, zarar ... tarafından karşılanmıştır, davaya müdahil olmak istiyoruz” şeklindeki beyanı nedeniyle sanık ... yönünden katılan sıfatını almadığı fakat diğer sanıklar yönünden katılan sıfatını aldığı düşünülse bile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/5. maddesindeki “İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243/1. maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” şeklindeki düzenlemeler karşısında; katılan vekili hakkındaki katılma kararı da hükümsüz kalacağından katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ... yönünden hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından vaki temyiz isteğinin CMUK'nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II)Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin 13/02/2013 tarihli ilk duruşmada “...sanık ... dışındaki sanıklardan şikayetçiyiz, zarar ... tarafından karşılanmıştır, davaya müdahil olmak istiyoruz” şeklindeki beyanı nedeniyle sanık ... yönünden katılan sıfatını almadığı, bu nedenle katılan vekilinin sanık ... yönünden davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından vaki temyiz isteğinin CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİ ile, sanık müdafiinin temyizi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... müdafii ve katılan ... A.Ş. vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III)Sanık ...'nın kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olarak sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin 13/02/2013 tarihli ilk duruşmada “...sanık ... dışındaki sanıklardan şikayetçiyiz, zarar ... tarafından karşılanmıştır, davaya müdahil olmak istiyoruz” şeklindeki beyanı nedeniyle sanık ... yönünden katılan sıfatını almadığı, bu nedenle katılan vekilinin sanık ... yönünden davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından vaki temyiz isteğinin CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, sanık müdafiinin sanığın bu suç yönünden beraat eden sanık hakkında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin 4. fıkrasına göre “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” düzenlenmesi bulunmasına rağmen sanığın aynı dosya kapsamında hırsızlık suçundan mahkum olmuş olması, bu düzenlemenin de tüm suçlar yönünden beraat eden sanıklar için geçerli olduğundan sanık hakkında hükmün esasına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.