MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarının tümünü kapsayacak şekilde 5395 sayılı Kanun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla mala zarar verme suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil nitelikte olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Konutun kişilerin devamlı veya geçici olarak yerleşmek ve barınmak amacıyla oturmalarına elverişli yerler olduğu kabul edilerek, henüz fiilen oturulmadığı anlaşılan suça konu yer konut sayılamayacağından konut dokunulmazlığını ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığı halde, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun mağdura ait inşaat halindeki yapıdan musluk çalmak için lavaboya zarar verme eyleminin, suça konu eşyanın mülkiyetine yönelik olması nedeni ile, unsurları itibarıyla oluşmayan mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuğun beraati yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Suç tarihinde 12 yaşını bitirip 15 yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulacak sosyal inceleme raporu alınmayarak ve alınmamasının gerekçesi kararda gösterilmeyerek 5395 sayılı Yasa'nın 35/1 ve 3. fıkrası hükümlerine uyulmaması,
4-5237 sayılı TCK'nın 2/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca, “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenliklerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.” Aynı Kanun'un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12-15 yaş grubunda olup ta işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin (çocukların) cezai sorumluluğu yoktur. Ancak, bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, “Bu Kanun'da düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” Aynı Kanun'un 5. maddesinin başlığı ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler”dir.
Yukarıda özetlenen âmir hükümler gözetilmeyerek, cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-a. maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanması,
5-Suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, soruşturma ve kovuşturma evresinde atanan zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.