MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuğun 10.04.2008 tarihinde işlediği hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı 07.07.2009 tarihinde 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.11.2009 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde, 02.12.2010 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyetine karar verilerek bu mahkumiyet kararının 03.05.2012 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği suç nedeniyle mahkemece davanın ele alınarak 14/02/2014 tarihinde hükmün açıklandığı, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.11.2009 tarihi ile ikinci suçu işlediği tarih olan 02.12.2010 tarihleri arasında 5271 sayılı CMK'nın 231/8-c maddesi uyarınca zamanaşımının duracağı kabul edilerek yapılan incelemede;
I)Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçlarından dolayı tayin edilen 320,00 TL adli para cezalarına ilişkin hükümlerin, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II)Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Suça sürüklenen çocuğun kolluk tarafından çalınan eşyalarla birlikte yakalandığı, bu haliyle eyleminde teşebbüs aşamasında kaldığı, teşebbüs halinde 168. maddesinin uygulanamayacağı eşyaların kolluk tarafından müştekilere teslim edildiği anlaşılmakla somut olayda şartları oluşmamış olmasına rağmen 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 04.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy