MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usûl ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 267/6.maddesinin ''Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır." şeklinde düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında verilen cezadan TCK'nın 267/6. maddesi uyarınca yarı oranda artırım yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden önce Anayasa Mahkemesinin 10.12.2013 gün ve 28847 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10.04.2013 tarih, 2013/14 Esas ve 2013/56 Karar sayılı kararı ile TCK'nın 267/5. maddesindeki "süreli hapis cezasına mahkumiyeti halinde, mahkum olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına..." bölümünün iptaline karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2- UYAP'tan yapılan incelemede, mağdur ...'ün 28.07.2011 ile 01.08.2011 tarihleri arasında silahla yağma suçundan İzmir (Kapatılan) 12. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/351 Değişik İş sayılı kararı, ayrıca katılan ...'e yönelik elde veya üstte taşınan eşyayı özel beceri ile almak suretiyle hırsızlık suçundan verilen, İstanbul 24. Asliye Ceza (Şişli 1. Asliye Ceza) Mahkemesi'nin 30.11.2010 tarih, 2009/696 Esas ve 2010/1567 Karar numaralı ve 01/02/2011 tarihinde kesinleşen kararına istinaden ''tutuklu'' bulunduğunun anlaşılması karşısında; mağdura ait infaz dosyasının aslı ya da onaylı sureti Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenerek, 28.07.2011 ile 01.08.2011 tarihleri arasında mağdur ...'ün hangi suçtan tutuklu/hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu tespit edilerek sonucunda göre sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 268/1.maddesi yollamasıyla aynı kanunun 267/4. veya 267/6. maddelerinden hangisinin uygulanacağı veya uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararı kapsamında hak yoksunluğuna ilişkin hükmün yeniden değerlendirilmesinde zaruret bulunması,
4-Suçun başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmış olmasına karşın, gerekçeli karar başlığında suç adının "iftira olarak" gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 31/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.