MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Her ne kadar tebliğnamede, sanığın savunmasının alındığı Denizli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/03/2013 tarih ve 2013/114 talimat nolu duruşma tutanağının hakim ve zabıt katibi tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle bozulması istenmişse de, tutanağın imzalı aslının dosya arasında olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe itibar edilmemiştir.
I-Sanık ... hakkında, müştekiye yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükmee yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerden en ağırı olan Çivril Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/11/2007 tarih ve 2007/347-2007/343 sayılı ilamının esas alınması gerekirken, üç ayrı ilamın tekerrüre esas alınması ve Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesine atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının, infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında, müştekiye yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
1-Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesinde, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerine hak sahibinin rızasına aykırı olarak girmek veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmamak suç olarak tanımlanmış olup, halka açık oldukları zamanlarda işyerine girmenin suç oluşturmayacağı, somut olayın gerçekleştiği zaman dilimi itibari ile otoparka girmenin serbest olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğundan, atılı suçun kanuni unsurları ile oluşmadığı, bu itibarla sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyetine hükmedilmesi,
2-Kabule göre de,
T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerden en ağırı olan Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2007 tarih ve 2007/347-2007/343 sayılı ilamının esas alınması gerekirken, üç ayrı ilamın tekerrüre esas alınması,
4-Yargılama gideri olarak hesaplanan 28,35 TL’nin, ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken kanun metninde yazılı olmamasına rağmen 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı olarak sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 CMUK’nun 325. maddesi uyarınca bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a SİRAYETİNE, 20.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.