MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın müştekinin işyerine, önceden kurguladığı şekilde alışveriş yapmak bahanesi ile geldiği, yaptığı alışverişin sonunda parasını öderken müştekiye verdiği 200,00 TL'nin üstü olan 195,00 TL parayı aldıktan sonra, katılana 5,00 TL bozuk parası olduğunu söyleyerek müştekiyi oyaladığı sırada, masanın üzerinde bulunan 200,00 TL parayı alarak dükkandan ayrıldığı, sanığın bu şekilde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve mahkemece bu maddeden hüküm kurulduğu anlaşılmakla, tebliğname de bu yönde bozma isteyen görüşe itibar edilmemiştir.
1-Sanığın 19/06/2013 tarihli celsede müştekinin zararını ödediğini beyan etmesine karşın; müştekinin bir önceki celsede “olay nedeniyle 200,00 TL zararımı şahıslar karşılamak istedi ancak ben kabul etmedim, zararım henüz karşılanmamıştır” şeklinde beyanda bulunması ve beyanlar arasında çelişki olması nedeniyle, müşteki tekrar duruşmaya çağrılarak bu çelişkinin giderilmesi ve zarar giderilmediyse; sanığın müştekinin zararını ödemeye hazır olduğu ancak müştekinin parayı almaması nedeniyle, gerektiğinde ödeme yeri de belirlenmek suretiyle sanığa makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanıp sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.