MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Müştekinin 01.02.2006 tarihinde alınan ifadesinde araç anahtarlarının hırsızlığa konu olan dükkanda bulunduğunu ve bu anahtarlarında alındığını beyan etmesi nedeniyle tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe itibar edilmemiştir.
A-Sanıklar ... ve ... hakkında, mala zarar verme ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve yargılama gideri olarak hesaplanan 52,00 TL'nin, ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken kanun metninde yazılı olmamasına rağmen 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı olarak sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve sanık ... müdafiinin nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” ve hüküm fıkrasından yargılama giderleri kısmındaki "sanıklardan tahsiline ilişkin" bölümün çıkartılarak, "neden oldukları yargılama giderinin sanıklardan ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin de paylarına düşen miktarda eşit olarak tahsiline" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali ile sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin aşamalardaki beyanlarında, hırsızlık olayına ve saatine dair görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığının anlaşılması, sanık ...'in de 18.08.2006 tarihli celsede eylemi işyerlerinin kapatılmasından sonra ve akşam saatlerinde işlediklerini belirtmesi karşısında, eylemin gerçekleştiği saat tam olarak belirlenemediğinden, sanıklar hakkında TCK'nın 116/4 maddesi uygulanarak fazla cezaya hükmolunması,
2-Sanık ... hakkında iddianamede 142/1-b ve 116/2-4. maddelerinden dava açıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d ve 119/1-c maddelerinin uygulanması istenmediği halde, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Yargılama gideri olarak hesaplanan 52,00 TL'nin, ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken kanun metninde yazılı olmamasına rağmen 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK'nun 326/son maddesi gereğince sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy