MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suçu işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, dosyanın yeniden ele alınmasına yönelik ihbarda bulunan Körfez 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 26.02.2013 tarih, 2011/41 Esas ve 2013/332 Karar sayılı ilamında; suça sürüklenen çocuğa TCK'nın 86/2-3(e) maddesi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası verildiği, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve suça sürüklenen çocukların üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, söz konusu ilamda uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı araştırılıp sonucuna göre hükmün açıklanmasının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delilerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden 01.10.2009 günlü hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair karara atıfta bulunularak gerekçesiz hüküm kurulması,
3)Hükme dayanak yapılan soruşturma evraklarının aslı veya okunaklı onaylı örneklerinin denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.