MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Mahkemece tekerrüre esas alınan Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/1041 Esas ve 2013/324 Karar sayılı ilamı ile basit yaralama suçundan hükmedilen 1.500,00 TL doğrudan verilen adli para cezasının, tekerrüre esas alınan Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/1132 Esas ve 2013/650 Karar sayılı ilamı ile basit yaralama suçundan hükmedilen 2.000,00 TL doğrudan verilen adli para cezasının ve yine tekerrüre esas alınan Bandırma Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/966 Esas ve 2013/598 Karar sayılı ilamı ile basit yaralama suçundan hükmedilen 740,00 TL ile, hakaret suçundan hükmedilen 500,00 TL doğrudan adli para cezasının 14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a 6217 sayılı Kanun ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, halen yürürlükte bulunan CMUK’nun 305/son. maddesi gereğince sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ve Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/1132 Esas ve 2013/650 Karar sayılı ilamı ile tehdit (TCK 106/1) suçundan hükmedilen hapisten çevrilme 740,00 TL'ye konu mahkumiyete ilişkin suçun 5237 sayılı TCK'nın 106/1. maddesinde yazılı tehdit suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başkada tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; "TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hükümden çıkartılması ile yerine "TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ve mahkemece tekerrüre esas alınan Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/1041 Esas ve 2013/324 Karar sayılı ilamı ile basit yaralama suçundan hükmedilen 1.500,00 TL doğrudan verilen adli para cezasının, tekerrüre esas alınan Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/1132 Esas ve 2013/650 Karar sayılı ilamı ile basit yaralama suçundan hükmedilen 2.000 TL doğrudan verilen adli para cezasının ve yine tekerrüre esas alınan Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/966 Esas ve 2013/598 Karar sayılı ilamı ile basit yaralama suçundan hükmedilen 740,00 TL ile, hakaret suçundan hükmedilen 500,00 TL doğrudan adli para cezasının kesin nitelikte olması sebebiyle çıkarılmasına, Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/1132 Esas ve 2013/650 Karar sayılı ilamı ile tehdit (TCK 106/1) suçundan hükmedilen hapisten çevrilme 740,00 TL'ye konu mahkumiyete ilişkin suçun 5237 sayılı TCK'nın 106/1. maddesinde yazılı tehdit suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başkada tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması sonucu bu hususun infaz aşamasında gözetilmesine, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.