MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanık ...'ın beyanında, suça konu malları sanık ...'tan satın aldığı sırada yanında ...'ün de bulunduğunu ve şahit olduğunu beyan etmesi karşısında; tanık ...'tan sorulmak suretiye ...'ün açık kimlik ve adres bilgilerinin sorularak tanık sıfatıyla ayrıntılı olarak beyanı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Sanık ... hakkındaki iddianamede 142/2-d maddesinden kamu davası açıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinin uygulanması istenmediği halde, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.