MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın yargılama konusu suçları daha önce hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlemiş olması nedeni ile yasal şartları oluşmadığı gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, yargılama konusu olayda suç tarihinin 07/08/2013 olması karşısında; sanık hakkında lehe olan kanunun uygulanması gerektiği ve buna göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 231/8. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki düzenlemenin uygulanamayacağı cihetle, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi ve suç nedeni ile oluşmuş bir zarar da bulunmaması karşısında yalnızca "sanığın yasal süresi içerisinde hakkındaki denetimli serbestlik koşullarına riayet etmediği belirlenmiş olmakla hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması cihetine gidilmediği ve koşulları oluşmadığı" gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden suça konu yerin ortak sahibi olduklarını beyan eden her iki müştekinin ayrıntılı olarak dinlenilerek suçun işlendiği 3 kattan ibaret bahçeli villanın geçici de olsa oturmak için kullanılan konut mu, yoksa kovuşturma aşamasında müştekilerin depo olarak kullandıklarını beyan etmeleri karşısında; iş yeri veya depo olarak kullanılan bir yer mi olduğunu açıklığa kavuşturulmadan, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabule göre de; İhbar ve yakalama tutanakları, sanık ifadesi ve tüm dosya kapsamından suçun 07/08/2013 tarihinde işlendiği anlaşılmasına rağmen iddianamede ve gerekçeli kararda suç tarihinin hatalı olarak 08/08/2013 olarak gösterilmesi,
4-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.