MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk ... müdafine yokluğunda verilen karar 20/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve kararı müdafiinin 23/02/2015 tarihinde süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla, Şenkaya Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2015 tarih, 2013/86 Esas ve 2015/24 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Suça konu yerlerde telefonların çalışmadığının ihbarı sonucu sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun Türk Telekom'a ait kabloları hırsızlık amacıyla kestiklerinin anlaşılması ve bu şekilde haberleşme alanında kamu hizmetinin geçici olarak aksaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 142/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Yasa'nın 142/1-a, 43 ve 31/3. maddelerine göre tayin edilen 1 yıl 8 ay hapis cezasından aynı Yasa'nın 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 4 ay 20 gün olarak verilmesi gereken hapis cezasının 1 yıl 4 ay 15 gün olarak belirlenmesi sonucu eksik cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar ... ve ... için, Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı olarak, suçu birlikte işleyen sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun neden oldukları yargılama gideri olan vekalet ücretinden eşit olarak sorumlu tutulmaları yerine “müteselsilen tahsiline” şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, “vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin kısımdan “müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “vekalet ücretinin sanıklardan ve suça sürüklenen çocuktan eşit olarak alınıp katılana verilmesine“ cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.