MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında müştekisi belli olmayan bronson marka oto teybinin çalınması eylemi hakkında cezalandırılmaları için iddianameyle kamu davası açılmış ve mahkemece bu hususta karar verilmemişse de zamanaşımı süresi içinde bu konuda karar verilebilmesi olanaklı görülmüştür.
1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müştekiler ..., ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçları için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun müştekilere yönelik hırsızlık suçu için kurulan hükümlerde verilen 3100 TL adli para cezasının miktarı gözönünde bulundurularak mehil verilmesine veya taksitlendirmeye yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle tebliğnamedeki bu yönden istenen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Müştekilerin kilitli olan araçlarına bıçak ile zarar verilerek oto teyplerinin çalındığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması ve 5237 sayılı TCK 168. maddesinin, 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenleme gözetilerek, mahkemece 5271 sayılı Yasası’nın 150/2. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin, suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ müdafi ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline ” ilişkin bölüm çıkartılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müştekiler ..., ... ve ...'ya yönelik hırsızlık suçları ile sanık ... hakkında kurulan tüm hükümlerin yapılan incelemesinde;
1-Müştekiler ..., ..., ..., ... ve ...'ın kilitli olan araçlarına bıçak ile zarar verilerek oto teyplerinin çalındığının anlaşılması karşısında; eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Müşteki ...'in aracından çalınan oto teybinin soruşturma aşamasında sanık ve suça sürüklenen çocuğun sakladıkları yeri söylemesi ile soruşturma aşamasında müştekiye teslim edildiği ve bu şekilde hırsızlık suçu için etkin pişmanlığın gerçekleşmesine rağmen 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanmaması,
3-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında iddianamede müşteki ...'e yönelik hırsızlık suçu için 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanması istendiği halde 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
4-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında iddianamede müşteki ...'a yönelik hırsızlık suçu için 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinin uygulanması istendiği halde 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
5-Sanık ve suça sürüklenen çocuğun müşteki ...'nın aracının kapısını zorlayarak açıp, araç içinden anfiyi aldıkları ancak o sırada tanıkca görülmeleri üzerine suça konu eşyayı olay yerinde bırakarak kaçtıklarının anlaşılması karşısında; eylemin teşebbüs aşamasında kalmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin uygulanmaması,
6-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında iddianamede müşteki ...'ya yönelik hırsızlık suçu için 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin uygulanması istendiği halde 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
7-Müştekiler ..., ... ve ...'ın mala zarar verme suçundan oluşan zararlarının giderilmemesine rağmen sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanması,
8-Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'a yönelik mala zarar verme suçundan açılmış bir kamu davası olmadığı halde, sanığın mahkumiyetine hükmolunması,
9-Sanık Sanık ... için 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarına aykırı olarak sanık hakkında TCK 53/1-b bendi uyarınca hak yoksunluğu kararı verilmesi,
10-Sanık ...'ün 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.04.2012 tarih, 2012/67 Esas, 2012/186 Karar sayılı ilamında aynı Yasa'nın 141. maddesinin uygulanmış olduğu ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; anılan ilamla ilgili uzlaştırma müessesinin gerçekleşip-gerçekleşmediği araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında 58. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerekmesi,
11-Kabul ve uygulamaya göre de, Sanık ...'ün müşteki ...'a yönelik mala zarar verme suçu için, motosiklette meydana gelen hasarların, sanığın eyleminin motosikletin mülkiyetine yönelik olması nedeniyle ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağının gözardı edilerek, beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
12-Sanık ...'ün müşteki ...'e yönelik mala zarar verme suçu için, müştekinin beyanları ve olay yeri inceleme tutanağına göre, müştekinin aracında bir zararın oluşmaması ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair başkaca da bir delilin olmadığının anlaşılması karşısında; savunmasının aksini ispat edecek şekilde yüklenen suçtan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
13-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müştekiler ..., ... ve ...'ya yönelik hırsızlık suçları için uzun süreli hapis cezası olan 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesine aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafi ile sanık ...'ün temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından suça sürüklenen çocuğun ve sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.