MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Kolluk tarafından tanzim olunan CD inceleme tutanağında kamera saatinin güncel saatten bir saat geri olduğunun tespit edildiği, olayın kamera saatiyle 04.42 sıralarında meydana geldiği, dolayısıyla eylemin gerçek saatinin 05.42 sıraları olduğu, olay tarihinde Uyap sorgulamasından güneş doğuş saatinin 05.48 olduğu ve bir saat öncesinin gece sayılan zaman dilimine tekabül ettiği, dolayısıyla suça sürüklenen çocuğun eylemi gündüz sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiği gözetilmeksizin suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen cezadan TCK'nın 143. maddesi uygulanarak artırım yapılması,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 61/4 ve 5. fıkralarına aykırı olarak, aynı Yasa'nın 168. maddesinin, 31. maddesinden önce uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, mahkemenin alt sınırdan hüküm kurması ve gerekçesinde de 5237 sayılı TCK'nın 51, CMK'nın 231. maddelerini yasal olarak tartışarak suça sürüklenen çocuk lehine uygulanmasına yer olmadığına karar verdiği hususu da gözetilerek hüküm fıkrasından suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu nedeniyle TCK'nın 143. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine, “5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla cezasından 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, Kovuşturma başlamadan mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme suretiyle kısmen giderildiği ve mağdurun rızası olduğundan, suça sürüklenen çocuğa verilen cezada 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi yollamasıyla 168/1. maddesi gereğince takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK'nın 62/2-1. maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranından indirim yapılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 49. maddesinin (2). fıkrasında tarif edilen kısa süreli hapis cezası olması nedeniyle TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak, TCK'nın 50. maddesinin (1). fıkrası a) bendi uyarınca, aynı kanunun 52. maddesinin (1). ve (2). fıkralarına göre, hükmedilen tam gün sayısının suça sürüklenen çocuğun dosya kapsamından anlaşılan ekonomik ve diğer şahsi hali göz önünde bulundurularak takdiren bir gün karşılığı olarak belirlenen 20,00 TL ile çarpılması suretiyle 20x(3 ay 10=100 gün) hesaplanan 2.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
1-Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık yaptığı mağdura ait işyerinin toptan gıda deposu olarak adlandırıldığı anlaşılmakla, mağdur tarafından suç tarihinde faal işyeri olarak kullanılıp kullanılmadığı dolayısıyla işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığı hususu araştırılmadan eksik inceleme ile suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de; Kolluk tarafından tanzim olunan CD inceleme tutanağında kamera saatinin güncel saatten bir saat geri olduğunun tespit edildiği, olayın kamera saatiyle 04.42 sıralarında meydana geldiği, dolayısıyla eylemin gerçek saatinin 05.42 sıraları olduğu olay tarihinde Uyap sorgulamasında güneş saatinin 05.48 olduğu ve bir saat öncesinin gece sayılan zaman dilimine tekabül ettiği anlaşılmakla, eylemin gündüz sayılan zaman diminde gerçekleştiği gözetilmeyerek suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 116/4. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.05.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.