MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden sayılan dereden sanığın toprak alıp götürdüğünün iddia edildiği olayda, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 5177 sayılı Kanun ile değişik 2-a maddesinde "inşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakılın” maden olarak kabul edildiği, anılan Kanun’un suç tarihinde yürürlükte bulunan 12. maddesinin 5 fıkrasında "...bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir" hükmüne yer verildiği ancak 10.06.2010 tarihinde 5995 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesinin 5. fıkrasının değiştirildiği, buna göre; "ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup, el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır..." hükmüne yer verildiği dikkate alınarak, sanığın iddia edilen eyleminin yasal düzenlemeye göre nitelendirilip sonucuna göre, hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 08.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy