MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların 5271 sayılı Yasa'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığından, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibarıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
III-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
IV-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1-Suça konu yerin iş yeri olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk ...'ın beraati yerine, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih, 2008/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda müştekinin hırsızlık suçundan doğan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “Kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “Suçun işlenmesi ile oluşan müşteki zararını gidermediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hüküm kurulduğu sırada, TCK'nın 50/1. maddesi gereğince 100 gün olan adli para cezasının günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere netice olarak 2.000,00 TL adli para cezası verilmesi gerekirken, 1.000,00 TL para cezası verilerek, 1.000,00 TL eksik adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine 08/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.