MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlığa teşebbüs, mala zarar verme, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemlerine uyan ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 151/1. maddelerinde tanımlanan suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, suç tarihi olan 21.07.2005 tarihinden inceleme tarihine göre geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçuna ilişkin dava zamanaşımının, katılanın fiili işlemediğinin sabit olduğu, parmak izi incelenmesine ilişkin ekspertiz rapor tarihi olan 15.02.2008 tarihinden itibaren işlemeye başladığı dikkate alınarak yapılan incelemede.
Gerekçeli karar başlığındaki suç adının “iftira” yerine “başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması”, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin suç tarihinin temadinin sona erdiği tahliye tarihi olan 15.02.2008 ve iftira suçundan kurulan hüküm kısmında yer alan suç adının “başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması” olarak mahallinde düzeltilmesi, uygulama maddesi olan TCK’nın 267/1. maddesinden önce gelmek üzere de “TCK’nın 268/1. maddesi delaletiyle” ibaresinin mahallinde hükme eklenmesi mümkün görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 16.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.