MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal,
mala zarar verme, temyiz talebinin reddi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 14.05.2015 günlü kararın Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 10.6.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak dosya içinde bu adreste daha önce yapılmış bir tebligat bulunmadığından, sanık lehine yorumla, sanığın öğrenmekle hükmü 17.09.2015 tarihli temyiz talebinin süresinde ve geçerli olduğu kabul edilmekle, temyiz talebinin reddine dair 12.10.2015 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamından, 03.10.2012 günü tespit edilemeyen bir vakitte müştekinin daire giriş kapı kilidi kırılarak, LCD televizyonun çalındığı, olayla ilgili tahkikat devam ederken, 28.11.2012 tarihinde, başka bir olay kapsamında, sanığın evinde yapılan aramada, başkaca eşyalar yanında, müştekiden çalıntı olduğu anlaşılan LCD televizyonun ele geçirildiği, sanığın 28.11.2012 günlü ilk savunmasında, 6 ay kadar önce suça konu televizyonu yer göstermede bulunduğu .... isimli spotçudan satın aldığını söylediği, aynı tarihli tutanağa göre, sanığın bildirdiği spotçuya gidildiği, işyerinin ... isimli şahsa ait olduğunun tespit edildiği, ..., sanığın eşgal bilgilerini verdiği şahsın ...değil, ...isimli şahıs olduğunu, kendisinin ise bu işyerini 5 ay önce devraldığını, .... isimli şahsın kendinden önceki işyeri sahibini de dolandırdığını beyan ettiği, mahkemece, yapılan yargılama sonucu atılı suçlardan sanığın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın, suça konu televizyonu ne zaman satın aldığına dair kesin bir tarih veremediği, 28.11.2012 tarihli ifadesinde “6 ay önce” “9 ay önce” şeklinde satın aldığını söylediği, suç tarihinin 3.10.2012 günü olması dikkate alındığında, sanığın televizyonu 6 ay veya 9 ay önce satın aldığı yolundaki savunmasının gerçeği yansıtmadığı gibi sanığında maddi olay bakımından yanılmış olabileceği ihtimalini ortadan kaldırdığı, .... de 5 aydır yer göstermede bulunulan spotçuyu işlettiği kabul edildiğinde, suç tarihinde bu işyerinin sahibi konumunda olduğu, ....'nin, televizyonu satan şahsın ....isimli şahıs olduğu yolundaki beyanı ile sanığın, açık kimlik ve adres bilgilerini sunamadığı ....isimli şahıstan televizyonu satın aldığı yolundaki beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya matuf olduğu ve itibar edilemeyeceği değerlendirilmekle, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı
değerlendirilmekle, bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında aynı maddenin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarındaki bazı sözcüklerin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, anılan kanun maddesinin 1. fıkrasındaki ''hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak'' hükmü gereğince infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 15.3.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.