MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Tanık ...'nın soruşturma aşamasında karakolda sanık ...'i diğer iki sanıkla birlikte teşhis ettiği, sanık ...'ın, soruşturma aşamasında ifadesi alınırken kendisine müdafi tayin edildiği ve aynı müdafiye duruşma gününe ilişkin tebligat çıkarıldığı, müdafinin her üç sanık müdafi olarak duruşmalara katıldığı, hükmün sanıklar müdafinin yüzüne karşı, sanık ...'in yokluğunuda açıklandığı, sanık müdafinin üç sanık adına da hükmü temyiz ettiği, sanık ...'in yargılama aşamasında çıkarılan yakalama emrine istinaden alınan savunmasında, Çubuk ilçesine hiç gitmediğini, 2006 yılında çalınan çantasında kimliğinin de bulunduğunu, sanıkların kimliğini kullanmış olabileceğini beyan ettiği, sanıkların başka bir hırsızlık olayı nedeniyle yakalanmaları üzerine karakola götürüldükleri, sanık ...'ın alınan beyanında, sanık ...'ın arkadaşı olduğunu fakat sanık ...'i tanımadığını, başka bir hırsızlık suçu nedeniyle kendisi ile berabar sanık ... ve dayısının oğlu ...'nun birlikte yakalandıklarını ve karakola getirildiklerini beyan ettiği, sanık ...'in aslında gerçek ...'ın kimliğini kullanmış olma ihtimalinin bulunduğu, nitekim sanık ...'ın adli sicil kaydında herhangi bir suç kaydının bulunmadığı, hususları birlikte göz önüne alınarak; sanık ...'ın gerçek kimliğini kullanıp kullanmadığı ve soruşturmada teşhisi yaptırılan sanık ...'in alınan parmak izi ile, yargılamada sanık olarak savunması alınan Ömer Said'in temini ile parmak izinin aldırılması ve parmak izlerinin ilgili kurumuna gönderilmesi ile aynı kişiye ait olup olmadığının hususunun araştırılarak mevcut çelişkinin net bir şekilde ortadan kaldırılması suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Sanıkların müştekiye ait çiçekçi dükkanında şarja takılı vaziyette rafta duran telefonunu çalması şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinin, TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğunun gözetilmemesi,
3)Sanık ...'ın suç tarihi itibariyle adli sicil kaydındaki ilamların adli para cezasını içerdiği, sanığın hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmadığı halde çelişkili gerekçe ile sanık hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
4)Sanık ...'nun adli sicil kaydında yer alan Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2004/101 Esas ve 2004/1345 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeyerek, suç tarihinden sonra kesinleşen ve tekerrüre esas teşkil etmeyen Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/634 Esas ve 2006/996 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
5)Sanık ...'ın adli sicil kaydının bulunmamasına rağmen sanık hakkında hüküm kurulurken hatalı olarak TCK'nın 58/6-7. maddesinin uyugulanmasına karar verilmesi,
6)Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması ve T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin, O yer Cumhuriyet Savcısı ve Üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.