MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hırsızlık suçu yönünden; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılanın aracı olaydan önceki gece 01.30 sıralarında kilitleyerek park ettiğini ve sabah 07.00 sıralarında yerinde olmadığını fark ettiğini beyan etmesi, sanığın aşamalarda suç saatine ilişkin bilgi vermemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde eylemin gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu gerekçeli kararda gösterilmeden TCK’nın 143. maddesinin uygulanması,
2-Sanığa isnat edilen hırsızlık suçunun, TCK'nın 142/1-b maddesi kapsamında kalan "Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" olmasına ve mahkemece bu şekilde kabul edilerek hüküm kurulmasına rağmen, gerekçeli karar başlığına TCK'nın 142/1-e maddesi kapsamında kalan "Adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık" yazılarak kararda karışıklığa sebebiyet verilmesi,
3-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/843 Esas ve 2013/339 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2.maddesi uyarınca "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usulü göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-Mala zarar verme suçu yönünden; dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.01.2014 tarih, 2013/2-686 Esas ve 2014/19 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, hırsızlık suçunun konusunun çalınmak istenen aracın kendisini oluşturması durumunda araca verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.