MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ile hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığına suç adının "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine "iftira" olarak, suç tarihinin ise 19/02/2007 yerine 19/02/2008 olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
ı-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamındaki kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması karşısında; TCK'nın 58/1. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
ıı-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih. 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
ııı-Hırsızlık suçu yönünden, 20.09.2011 günlü kararın sanık tarafından temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle tayin edilen ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle kararın bozulmasından sonra verilen cezanın önceki hükümle tayin edilen cezadan ağır olamayacağı gözetilmeden önceki karardaki sonuç 10 ay 25 gün hapis cezası yerine sonuç olarak 1 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nun 326. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerdeki TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresi eklenmek ve hükümlerdeki TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan tekerrüre esas alınan ilam çıkarılarak yerine Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş 2 yıl 11 ay hapis cezasının eklenmesi, hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143 ve 35/2. maddelerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere “1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 10 ay 25 gün hapis cezasına indirilmesine” ibaresinin eklenmesi ve sonuç cezanın 10 ay 25 gün hapis olarak belirlenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamından mağdur ...'ün gözaltına alındığı ya da tutuklandığı anlaşılamadığından, mağdurun beraat ettiği Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/94 Esas ve 2008/284 Karar sayılı dosyasında gözaltına alınıp alınmadığı, tutuklanıp tutuklanmadığı hususlarının araştırılmasından sonra sanık hakkında TCK'nın 267/4. maddesi delaletiyle TCK'nın 109. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy