MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
erel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkemenin 26/01/2016 tarihli ek kararının cezaevinde olan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle sanığın bu ek kararı süresinde temyiz ettiği ve sanığın yokluğunda ve habersiz olduğu müdafinin yüzünde verilen 04.04.2007 günlü kararda, yasa yoluna başvuru başlangıç süresinin ve yönteminin belirtilmemesi suretiyle tebliğin T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı ve gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmediği anlaşımakla yapılan incelemede;
Suçun işlendiği tarih olan 24.10.2001 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 491/2. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.