MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda kolluk görevlilerince yakalandığında üzerindeki 35,00 TL paranın katılanın işyerinden çalınan paralardan olduğunu beyan ederek rızasıyla kısmi iadeyi sağladığı, sanığın temyiz dilekçesinde de katılanın zararını karşılama talebinde bulunduğunu, ancak katılanın kabul etmediğini belirtmiş olması karşısında; öncelikle katılandan kısmi iade nedeniyle rızası sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması, katılanın rızasının bulunmaması halinde tevdi mahalli tayini ile katılana iade edilmek üzere kalan paranın sanık tarafından ödenmesi halinde TCK'nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.