MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, yargılamaya konu tutanak dışında aynı yere ilişkin 16.06.2009 tarihinde düzenlenen 0762291 nolu kaçak su tespit tutanağına istinaden Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2010/105 Esas numarası ile açılan ve 2010/489 Karar sayısı ile karara bağlanan dava dosyası getirtilerek ve katılan kurum vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 22.08.2013 havale tarihli dilekçesinde, kaçak su kullanımının nedeniyle tutulmuş olduğunu belirttiği 2008/763, 2009/2507, 2009/4848, 2010/222 numaraları tutanaklarının aynı yere ilişkin olup olmadığı, suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığı ve açılmış dava olup olmadığı, açılmış dava var ise suç ve iddianame tarihleri tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek, mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı husunda araştırma yapılmamış olması,
Kabule göre de;
2-Kaçak kullanım bedeline ilişkin vergiler dahil cezasız kullanım bedeline ilişkin bilirkişiden rapor alındıktan sonra, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, anılan Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca; katılan kurumdan zararın giderilip giderilmediği sorularak, zarar giderilmişse ödenen bedel bilirkişi tarafından belirlenen bedelin altında kaldığı taktirde mahsup edilip mahsup edilen bedel yönünden, aksi halde bilirkişi tarafından belirlenen tüm zararı tazmin etmesi için sanığa makul bir süre verilerek zararı tazmin etmesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın Geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair usulüne uygun bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Sanık hakkında sonuç cezanın, adli para cezası olarak belirlenmesi karşısında, TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.