MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın kötüniyetli 3. kişiden aldığı parayı, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere mahkeme veznesine depo etmediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde, yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mükerrir olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... ile ilgili hüküm fıkrasından, "Denetim süresinin infaz aşamasında koşullu salıverilme kararını verecek mahkeme tarafından verilmesine” cümlesinin çıkartılması ile yerine "Hapis cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına" cümlesi eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy