MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, işyeri dokunulmazlığnın ihlali, mala zarar verme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilam hükümde belirtilmemiş ise de adli sicil kaydına göre Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/18 Esas ve 2005/32 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Sanığın soruşturma aşamasında 14.08.2008 tarihinde alınan ifadesinde uzlaştırmayı kabul etmediğini açıkça bildirmesine göre tebliğnamedeki 4 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I-Sanık hakkında katılanlar ..., ..., ...'ya karşı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali, katılan ...'a karşı hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme eylemleri nedeni ile kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın katılan ...'nun konutuna kapıya zarar vermeden katılanın beyanına göre taklit anahtarla açmak sureti ile girerek elektronik eşyaları çalmaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK nın 142/2-d maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Kanunun 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; isnat edilen suçların, sanık tarafından işlendiğini kabulde ve suçların nitelendirilmesinde usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak 5271 sayılı Yasa'nın 150/2. maddesi uyarınca sanığa savunmasını yapmak üzere görevlendirilen zorunlu müdafiiye ödenen müdafilik ücretinin, yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin bölümünden sanığa soruşturma ve kovuşturma aşamasında atanan zorunlu müdafii ücretinin sanıktan tahsiline ilişkin kısım çıkarılmak suretiyle, ile, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında katılan ...'a karşı hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme; katılan ... ve müşteki ...'a karşı hırsızlık suçları yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Katılan ... ve müşteki ...'a karşı hırsızlık suçları yönünden hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 6373 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının b bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığını anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2 naddesi uyarınca, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğü giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek, 6373 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanığın suç tarihinde katılan ...'a karşı cadde üzerinde bulunan dükkanının camını kırarak cam kenarında şarja takılı cep telefonunu alma eylemi ile aynı tarihte dükkanın önünde yine katılana ait otomobilin camını kırarak teybini çalma eylemleri yönünden sanığın dükkan ile aracın aynı katılana ait olduğunu bilip bilmediği bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediği araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suç tarihinde gece vaktinin saat 18.03 te başladığının ve sanığın katılan ...'a ait cep telefonunu saat 19.30 dan sonraki yarım saat içerisinde çaldığının anlaşılmasına göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanığın katılan ...'ın cadde üzerindeki dükkanının camını kırarak cam kenarında bulunan cep telefonunu çalması esnasında işyeri dokunulmazlığını ihlali suçunun ne şekilde oluştuğu yeterince açıklanmadan işyeri dokunulmazlığını ihlali suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ...'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Katılan ... ve müşteki ...'a yönelik eylemler nedeni ile kurulan hükümler bakımından diğer yönleri incelenmeksizin, hükümlerin bu sebeplerle isteme kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 05.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy