MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığını
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmü katılan olarak da temyize hakkı bulunduğu belirlenen müşteki kurumun vekilinin 24/12/2009 havale tarihli dilekçesinde kamu davasına katılmayı talep ettiğini belirtmesi karşısında; katılma talebi ile ilgili karar verilmesi gerektiği halde, bu yönde karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören müşteki kurumun davaya katılmasına karar verilerek katılan.... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
02.06.2004 tarihinde işlenen suç için 28.12.2009 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 06.01.2010 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde 16.10.2013 tarihinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 01.03.2015 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü verildiği; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.01.2010 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 16.10.2013 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/1. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/4, 104/2 maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 163/3, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak olaya uygulanması sonucu, anılan Yasa'nın 7/2. maddesi ışığı altında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasa'nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 02/06/2004 tarihinden incelenme tarihine geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.