MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçuyla ilgili farik mümeyyizlik raporu alındığı halde, TCK'nın 31/2. maddesi gereğince; işlediği konut dokunulmazlığının ihlali suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususunda "farik-mümeyyizlik" raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Müştekiye ait evin kömürlüğünden torbası 10,00 TL olmak üzere toplam 40,00 TL değerinde 4 torba kömür çalan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında, 19/07/2012 tarihinde mahkeme sonuç olarak 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası vererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği, denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle 23/09/2014 tarihinde önceki hükmün aynen açıklanması gerekirken, CMK'nın 231/11. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde TCK'nın 168. maddesinin koşulları da bulunmadığı halde uygulanması,
4-Dairemizce de benimsenen ve YCGK'nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Esasen iyiniyetli olan satın alanda bulunan ve hırsızlık suçuna konu olan eşyaya elkonulamaz. Hırsızlık suçuna konu eşyaya elkonulmasına rağmen, failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satına alana iade edilmemesi halinde, satın alana Devlet eliyle haksızlık yapılmış olur.
Somut olayda, satın alan hakkında TCK'nın 165. maddesinden işlem dahi yapılmadığına göre, iyiniyetli olarak kabul edilmesi gereken satın alana ödediği paranın da iade edilmesi halinde, etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceği için TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı hâlde suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuğun CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 26.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy