MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b maddesine konu hırsızlık suçunun “3 yıldan 7 yıla kadar hapis” cezasını gerektirdiği, suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde yapılan değişiklik ile söz konusu suçun cezasının “5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası” olarak değiştirildiği, söz konusu değişiklik sanık aleyhine olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesinin “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki amir hükmüne göre suç tarihine göre lehe olan yasal hükümlerin uygulanarak temel cezanın asgari hadden belirlenmek istenmesi halinde 3 yıl hapis cezasının temel ceza olarak belirlenmesi gerekirken hükümde “Suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, sanığın suç işleme saik ve amacına göre alt sınırdan uzaklaşılmasına yer olmadığına” denmesine rağmen suç tarihinden sonra sanık aleyhine yapılan yasal değişikliğe istinaden 5 yıl hapis cezasının temel ceza olarak belirlenerek sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 08/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy