MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
25.09.2014 karar tarihi ile suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulduktan sonra hükmün netice cezasının niteliğinde değişiklik oluşturan 14.10.2014 tarihli ek kararın, hükmün kurulması ile mahkemenin yargılamadan el çekmesi ve yeniden evrak üzerinde veya duruşma açılarak hüküm kurulmasının usulen olanaklı bulunmaması nedeniyle yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun açıkta park halindeki motosiklet hırsızlığı eylemi nedeniyle hakkında TCK'nın 142/1-e maddesinin uygulanması gerekirken aynı Yasa'nın 141/1 ve 31/2 maddeleri ile yanılgılı uygulama yapılması suretiyle 1 yıl hapis cezasının altına inmesi, aynı yasanın 50/3. maddesi kapsamında seçenek cezaya çevirme zorunluluğu bulunan bir cezanın verilmesi halinde, hapis cezaları seçenek cezaya çevrilemez. Aksi halin, suça sürüklenen çocuğun, önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 2008/43 sayılı kararı gereğince, suça sürüklenen çoçuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, aynı Yasa'nın 50/1. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de açıkta park halindeki motosiklet hırsızlığı eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-e maddesinin uygulanması gerekirken aynı Yasa'nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması ve atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 sayılı kararı ışığında, suça sürüklenen çocuğun yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden uzlaşma nedeniyle bozma yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suç nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı, ancak davranışını yönlendirme yeteneğinin olmadığına, sınır düzeyde zihinsel işlevsellik ve davranım bozukluğu olduğuna ilişkin 11.08.2014 gün Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı raporu içeriği karşısında; TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği, ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi ışığında, suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli derecede azaltacak nitelikte akıl hastalığının olup olmadığı hususunda, Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınacak raporla saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2-Açıkta sabit bir noktaya kilitlenmeden bırakılan motosikletin çalınması eyleminin, TCK'nın 142/1-e maddesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
3-12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, yaş küçüklüğü nedeniyle cezasından indirim yapıldığı sırada TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca ½ oranında indirim yerine 2/3 oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
4-Suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere soruşturma ve kovuşturma aşamasında zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen ücretin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5-18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 2 ve 3. celselerin gizli yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuğun 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 08.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy