MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkındaki 08.06.2009 tarihli ilk kararın kendisi hakkında haberdar olmadığı zorunlu müdafiye tebliğ edilmesine karşın sanığın kendisine tebliğ edilmediği bu nedenle anılan hükmün kesinleşmediği ve sanığın 24.04.2014 tarihli dilekçesinin temyiz talebi mahiyetinde olduğu, daha sonra mahkemesince yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Suçun işlendiği tarih olan 05.02.2003 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 491/ilk maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy