MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuğun annesi ... tarafından suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun reşit iken yüzüne karşı verilen hükmü, vasi de olmayan annesinin temyiz etme yetkisi bulunmadığından; 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk ...'ın annesi ...'ın temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen 1.320,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
III-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara ve hakimin takdirine göre, suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin aşamalardaki beyanlarında ''Suça konu aracını 06.12.2008 günü saat 19:00 sıralarında kilitleyerek park ettiğini, 07.12.2008 günü saat 08:30'da aracının yerinde olmadığını gördüğünü'' ifade ettiği, suça sürüklenen çocuk ...'nün 16.10.2009 tarihli celsedeki ''saati tam olarak hatırlamıyorum, olayın gece olduğu kesindir'' şeklindeki savunması dışında, suçun gece vakti işlendiğini gösterir başkaca herhangi bir delilin bulunmadığı, 07.12.2008 günü güneşin 07.09'da doğduğu, 06.09'dan sonrasının gündüz vakti olduğu, suçun 07.12.2008 günü 06:09 ile 08:30 saatleri arasında işlenmesinin de olasılıklar arasında bulunduğu, suça sürüklenen çocuk ...'nün saati tam olarak hatırlayamaması ve TCK'nın 6/1-e maddesinde tanımlanan ''gece vakti'' deyiminin hukuki bir kavram olduğu, bu kavramdan neyin kastedildiğini anlamasının suça sürüklenen çocuktan beklenemeyeceği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun ''olayın gece olduğu kesindir'' şeklindeki beyanını hükme esas alarak, suçun gece vakti işlendiğinden bahisle TCK'nın 143.maddesi ile uygulama yaparak suça sürüklenen çocuk ... hakkında fazla ceza tayini,
2-5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, “denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı, ancak mahkemenin, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen suça sürüklenen çocuğun durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabileceği” hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklandığı, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu nedeniyle kurulan hüküm açısından, sonuç ceza süresinin 1 yıldan fazla olması sebebiyle seçenek yaptırımlara çevirme olanağının bulunmadığı, bu nedenle hükmün değiştirilmeden aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden, hırsızlık suçundan verilen hapis cezasının hüküm açıklanırken TCK'nın 51. maddesi gereği ertelenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 24/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy