MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar yönünden özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 Sayılı TCK madde 168/5 gereğince: ''Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.'' Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı vergiler dahil cezasız miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir.
Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; bilirkişiden vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeli yönünden ek rapor alınarak ve sanık müdafii tarafından zararın giderildiğini belirten savunma karşısında, katılan kuruma yeniden müzekkere yazılarak suça konu tutanağa ilişkin belirlenen kaçak tahakkuk bedelinin ödenip ödenmediği kesin olarak tespit edildikten sonra, ödendiğin tespiti halinde dava şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının düşürülmesine ve karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine, herhangi bir ödemenin yapılmadığının tespiti halinde ise, sanığa makul bir süre verilerek ve bedelde belirtilerek ''bilirkişi tarafından belirlenen vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedelini tazmin etmesi halinde kamu davasının düşeceğine'' dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, hükmolunan adli para cezası hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy