MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Aboneliği iptal edilmiş olan sayacın bağlantılarının yapılarak ve enerjinin sayaçtan geçtiği belirtilerek tutanak düzenlenmesi karşısında; sanığın hangi tarihten itibaren bu evde oturduğu ve dava konusu tutanak itibarıyla suça konu sayacı kullanım süresinin belirlenmesinin ardından, evde kullanılan sayacın tüketimi eksik gösterip göstermediği veya tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; normal kullanıma göre tüketilebilinecek ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra bulunacak değerin suça konu sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığı ve tutanak öncesi tüketimlerle tutanak sonrası tüketimler arasında fark oluşup oluşmadığı ve tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı tespit edildikten sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Alınan bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde ;bu durumda da bakılması gereken madde 5237 Sayılı TCK 168/5: ''Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz. ''Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Sanık tarafından katılan kuruma yapılan ödeme bilirkişi tarafından belirlenen vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedelini karşıladığı takdirde dava şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının düşürülmesine ve karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine, karşılamadığının tespiti halinde ödenen bedel mahsup edilerek kalan bedel yönünden be bedelde belirtilmek suretiyle ve sanığa makul bir süre verilerek '' zararı tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine '' dair bildirimde bulunduktan sonra sanığını hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza adli para cezası olduğundan ve tekerrüre esas alınan İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/270 Esas ve 2012/785 Karar sayılı kararı ile hükmedilen adli para cezası miktarının kesin olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy