MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarında güvenlik kamerası görüntülerindeki kişinin kendisi olmadığı, hakkında soruşturma kapsamında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen.... isimli şahıs olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmemesi, konuya ilişkin olarak kolluk tarafından tutulan CD inceleme tutanağındaki tespit dışında bir belirleme bulunmaması karşısında; suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine delil olan güvenlik kamera görüntülerinde yaşı küçük bir erkek şahsın müştekinin bisikletine binerek uzaklaştığının görüldüğü ancak bu şahsın suça sürüklenen çocuk olup olmadığına ilişkin bilirkişi tarafından bir inceleme yaptırılmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun teşhise elverişli biçimde fotoğraflarının çektirilerek, fotoğraflardaki şahıs ile karşılaştırılması yapılmak suretiyle inceleme yapıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Yargılamaya çocuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığının duruşma tutanaklarının başlıklarında gösterilmemesi, yine bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sırasında CMK'nın 185. maddesine aykırı 15.01.2014 tarihli duruşmanın kapalı yerine açık yapılması,
3-15.01.2014 tarihli duruşmaya Cumhuriyet Savcısı katılarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 25/1. maddesinde açıklanan hükme aykırı davranılması,
Kabule göre de;
4-Suça sürüklenen çocuğun kaldırım üzerinde kilitlemeden bırakılan bisikleti çalması şeklindeki eyleminin TCK'nın 141/1. maddede tanımlanan açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğu, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe
giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 11/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy