MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 23.12.2002 günlü kararda, yasa yoluna başvuru başlangıç süresinin ve yönteminin belirtilmemesi suretiyle tebliğin T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı ve temyizin süreden reddine ilişkin 30.06.2016 tarihli ek kararın cezaevinde olan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/2. maddesinde tanımlanan cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımının mahkumiyet kararın verildiği 23.12.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.03.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy