MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın suç tarihinde kayden sabıkasız olduğu; hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı, konut dokunulmazlığının ihlali suçunda da, suçun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde yer alan ölçütün değerlendirilmesi suretiyle, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate ulaşılarak tayin edilen cezanın ertelendiği; erteleme müessesesinden daha lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden, sanık hakkında verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi;
2-Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile işlenmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK’nın 119/-c maddesinin uygulanmaması,
3- T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz sebepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, konut dokunulmazlığının ihlali suçunda ceza süresi yönünden 1412 sayılı CMUK'nun 326/son. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 10.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.