MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkındaki kararın 06.06.2013 günü yokluğunda verildiği, anılan bu kararın cezaevinde bulunan sanığa tebliğe çıkarıldığı ve 19.09.2013 günü tutanak ile tebliğ edildiği, sanığın bu karara karşı süresinde kanun yoluna başvurmadığı, ancak 10.12.2013 tarihinde bir dilekçe ile “kendisine tebliğ edilen kararı yanlış anladığını, kararda hakkındaki tüm suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği sandığını ancak bir suç yönünden mahkumiyet kararı verildiğini farkettiğini bu sebeple kararı temyiz etmek istediğini" beyan ettiği, bu temyiz talebinin 13.12.2013 tarihli ek karar ile reddedildiği, redde dair kararın da sanığı 18.12.2013 günü tebliğ edildiği sanığın bu kararın ardından herhangi bir yasa yoluna başvurmadığı, ancak sanığın vasisi olduğunu söyleyen babası ...'ın 16.01.2015 günlü dilekçe ile temyiz talebinde bulunması üzerine dosyanın dairemize gönderildiği olayda;
06.06.2013 günlü ilk karar ile 13.12.2013 günlü temyizin reddine dair ek kararın tebliğ edildiği tarihlerde sanığın cezaevinde olduğu, cezaevinde bulunan kişilere karşı tebligatın nasıl yapılacağının Ceza Muhakemesi Kanun'un 35/3. maddesinde düzenlendiği, buna göre evrakın yalnızca tebliğine dair tutanağın yeterli olmadığı, muhatabın serbest olmayan bir kişi olması halinde okunup anlatılmasının da gerektiği, ancak cezaevinde bulunan sanığa yapılan tebligatlarda bu usule uyulmadığı görüldüğünden; ayrıca 16.01.2015 tarihinde karardan bir şekilde haberdar olarak vasi sıfatıyla hükmü temyiz eden ...'ın Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce sanığa vasi olarak atandığı tespit edildiğinden sanığın ve vasisinin temyiz talebi süresinde kabul edilerek mahkemenin 06/02/2015 tarihli temyizin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan inceleme neticesinde;
Hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK'nın 53. maddesinin 1 ila 3.fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... ile vasi ...'ın temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 23.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy