MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında verilen hükmün, sanığın mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, 24.07.2013 tarihli tebliğde; sanığın Samsun Vezirköprü Cezaevinde olduğunun belirtilmesine rağmen Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ yapıldığı, sanığın Kocaeli C Tipi Kapalı İnfaz Kurumundan gönderdiği 14.01.2014 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği, her ne kadar UYAP kayıtlarında sanığın 06.05.2014 tarihinden sonra cezaevinde bulunduğu görülmekte ise de, hem 24.07.2013 tarihli tebligat parçasında cezaevinde olduğunun belirtilmesi hem de temyiz dilekçesini cezaevinden gönderdiğinin anlaşılması karşısında 24.07.2013 tarihli tebliğin usulsüz olduğu, öğrenme ile sanık ...'in 14.01.2014 tarihli temyizinin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanıkların müştekiye ait araç ile kaza yaptıktan sonra jandarmayı arayarak aracın yerini söyledikleri, daha sonra da yer gösterme işlemi yaptıkları, bu sayede çalınan aracın hasarlı olarak müştekiye iadesinin sağlandığı anlaşılmakla müştekiye kısmi iadeye rızasının olup-olmadığı sorulup, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanında, aracını 19.10 civarında otoparka bıraktığını, 20.15 sıralarında geldiğinde aracının yerinde olmadığını belirttiği, sanıkların soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde, otoparka 19.30'dan sonra geldiklerini söyledikleri, tanık....'ın kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise, saat 20.00 sırasında kulübeden ayrılarak tuvalete gittiğini belirttiği, eylemin 19.30-20.15 sıralarından işlendiği, İstanbul ilinde suç tarihinde güneşin 18.12'de battığı, gecenin 19.12'de başladığının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle
karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522 (pek fahiş), 59 81. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, 143, 168/1-4(müştekinin kısmi iadeye rızası olursa), 62, 53. maddeleri kapsamında olup sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış hakkının gözetilmesine, 29.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy