MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talebinin sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı, aynı Yasa'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin Yasa yolu merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın bu suçlar bakımından incelenmeksizin İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığına, yanlış yazılan suç tarihinin, mahallinde 23.02.2013 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçtan zararın giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verilmemesi yerinde değil ise de; sanığın kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan CMK'nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “Kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik Üst Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığına, yanlış yazılan suç tarihinin, mahallinde 23.02.2013 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ,143 maddelerine göre tayin edilen 2 yıl 4 ay hapis cezasından, aynı Yasa'nın 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken “1 yıl 11 ay 10 gün ” olarak belirlenmesi gereken cezanın, hesap hatası sonucu, “1 yıl 11 ay 20 gün ” olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b,143 maddesine göre tayin edilen 2 yıl 4 ay hapis cezasından, aynı Yasa'nın 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken hükmolunan hapis cezasının “1 yıl 11 ay 10 gün ” olarak belirlenmesi, hükümden Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; "TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hükümden çıkartılması ile yerine "TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" cümlelerinin eklenmesi ibaresi yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik Üst Cumhuriyet Savcısı'nın ve sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
1-Olay yeri inceleme raporu ve görgü tespit tutanağına göre, çocuk odasında bulunan pencere sinekliğinin söküldüğüne dair tespitin bulunmadığı, müştekinin ise penceredeki sinekliğin kırık olduğunu belirttiği anlaşılmakla; mala zarar verme suçunun ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanık müdafiinin 25/09/2014 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebinin 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine ilişkin hükümleri de kapsadığı halde, TCK'nın 151/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilmesi halinde, aynı kanunun 50/2. maddesi uyarınca bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği ancak aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeden, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
../...
3-Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza ertelenmiş olduğu halde, anılan Yasanın 53/4. maddesindeki "kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeye aykırı biçimde sanık hakkında aynı Yasanın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
4-Ceza Genel Kurulu'nun 17.11.2015 tarih, 2014/12388 Esas ve 2015/403 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı hususu dikkate alındığında cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin, ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
5-Gerekçeli karar başlığına, 23/02/2013 olan suç tarihinin, 24/02/2013 olarak yazılması suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısı'nın ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.