MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesi değiştirilerek "Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısı'nın kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir." hükmü gereğince sanığın adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
1-Yargılamaya konu tutanak dışında, aynı yerle ilgili olarak aynı sanık hakkında 17.03.2015, 05.11.2014, 30.09.2014, 26.08.2014 tarihli başka tespit tutanaklarının da düzenlendiği ve 26.08.2014 tarihli tutanak hakkında Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/265 Esas ve 2014/667 Kararı, 30.09.2014 tarihli tutanak hakkında Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/339 Esas ve 2015/850 Kararı ile karar verildiği adli sicil kaydından ve dosya kapsamında anlaşıldığından gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, dosyada yer alan, yukarıda tarihleri yazılı tutanaklara ait dava dosyalarının getirtilip incelenerek suç ve iddianame tarihleri ve aynı yere ait olup olmadıkları da tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki sürede dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda araştırma yapılmamış olması,
Kabule göre ve uygulamaya göre de;
2-Ana kolon sigortasından özel hat ile ölçü devresi kullanılmadan kaçak elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenmesi karşısında; tutanaktaki bahse konu adreste keşif yapılarak, kullanılan elektriğin miktarı ve katılan kurumun maddi zararının tespit edilebilmesi için, sanığın adına kayıtlı tüketim ekstreleri de getirtilmek suretiyle ve vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeli konusunda tespit yaptırılması için bilirkişi raporu alınmadan eksik kovuşturma ile uygulama yapılması,
2-Alınacak bilirkişi raporu sonucunda; katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının ne olduğunun bilirkişiye hesaplattırıldıktan ve kaçak kullanım bedelinin ödenip ödenmediği katılan kuruma sorulup kesin olarak tespit edildikten sonra, kısmen veya tamamen ödendiğinin ve yapılan ödemenin bilirkişi tarafından belirlenen bedeli karşıladığının tespiti halinde, TCK'nın 168/5. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine ve karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine, ödenmediğinin veya yapılan kısmi ödemenin bilirkişi tarafından belirlenen kaçak kullanım bedelini karşılamadığı tespiti halinde, kısmi ödeme düşülerek kalan kaçak kullanım bedeli, ödenmediği halde tamamı belirtilmek suretiyle '' bilirkişi tarafından belirlenen zararı tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosya içeriğine göre hüküm kurulacağına'' dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy