MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında tebliğnamede zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği görüşü bulunmakta ise de, suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuğun 12-15 yaş aralığında olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.12.2012 tarihli kararında da belirtildiği üzere, TCK'nın 142/1-e. maddesine uyan suçun TCK'nın 143/1. maddesiyle birlikte işlenmesi halinde aynı Yasa'nın 66/3. maddesi yollamasıyla 66/1-d, 66/2, 67/4. maddeleri gereğince asli zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay, kesintili zamanaşımı süresinin ise suç tarihinden itibaren 10 yıl 15 ay olması gerektiği, bu durumda suça sürüklenen çocuk hakkında zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla; zamanaşımı nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de açıkta park halindeki motosiklet hırsızlığı eyleminin TCK’nın 142/1-e maddesindeki suçu oluşturduğu ve atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, suça sürüklenen çocuğa yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış,diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Açıkta park halindeki motosiklet hırsızlığı eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-e maddesinin uygulanması gerekirken aynı Yasa'nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması
2-Müştekinin beyanında, olay günü saat 21.30 sularında motosikleti duvara yasladığını,1 saat sonra döndüğünde motosikletin yerinde olmadığını fark ettiğini, UYAP kaydında güneşin olay günü saat 17.52 de battığı, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında saat 19.52 den sonraki zaman diliminin gece olarak kabulü gerektiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken TCK nın 143. maddesi uyarınca ceza arttırımına gidilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-13.12.1997 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 12-15 arası yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde uygulama yapılırken TCK'nın 31/2. maddesi yerine aynı Kanunun 31/3. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini
Kabule göre de;
4-Suça sürüklenen çocuk hakkında iddianamede 5237 sayılı TCK'nın 31/2 maddesinin uygulanması istendiği halde 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden,anılan maddenin uygulanmayarak 31/3 savunma hakkının kısıtlanması,
5-5275 sayılı Yasa'nın 106/4. Maddesi gereğince, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuğun, hükmedilen adli para cezasını ödememesi halinde bu cezasının hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
6-Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde 12-15 yaş aralığında olduğunun anlaşılması karşısında hakkında 5395 sayılı Kanun hükümlerine göre sosyal inceleme raporu alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmesine, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy