MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
suça sürüklenen çocuklar
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın haberdar olduğu müdafinin yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen hükümleri 1412 sayılı CMUK'nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 22.10.2010 tarihinde temyiz eden sanık ...'ın temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suç tarihi itibarıyle 15-18 yaş arasında olan suça sürüklenen çocukların gündüzleyin katılanlara ait işyerinden hırsızlık eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 31/3 maddelerinde tanımlanan suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanunun 66/1e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 28.06.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ...’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK'nın 53. maddesinin 1 ila 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
İştirak halinde suç işleyen sanıktan neden olduğu yargılama giderlerinin “payı oranında” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin kısım çıkartılarak yerine “Sebebiyet verdiği yargılama giderinin sanıktan payı oranında ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.06.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy