MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazının, suçun vasfına ilişkin olduğu, gerekçeli karara yönelik temyiz isteminin, Mahkemenin 29/06/2016 gün, 2016/591 sayılı ek kararı ile reddine karar verildiği, o yer Cumhuriyet Savcısınca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.12.2011 tarih, 2011/189 Esas ve 2011/267 sayılı kararı gerekeçe göseterilerek, kesinlik sınırının altındaki hükümlerin de suç vasfı yönünden temyiz edilebileceğine ilişkin ek karara yönelik temyiz isteminde bulunulduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2016 tarih, 2014/482 Esas ve 2016/125 Karar sayılı, 29.03.2016 tarih, 2014/528 Esas ve 2016/152 Karar sayılı, 12.03.2013 gün ve 1515–202 Esas-Karar sayılı ve 21.12.2010 gün ve 230–264 Esas-Karar sayılı kararlarına yanlış anlam verilerek, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın onanmasına ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek 29.06.2016 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, müştekinin cebinden cüzdanını çıkarırken, cebinden yere düşen içinde 5000 Euro olan poşeti daha sonra ayağı ile masanın altına ittirdiği ve müştekinin masadan kalkmasından sonra masanın altından alarak, restaurantın arkasındaki çalılıklara sakladığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeyerek, yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Müştekinin parasının cebinde olmadığını fark edince müracaatı üzerine, incelenen kamera kayıtlarından sanık tarafından alındığının tespiti üzerine, işyeri çalışanları tarafından sanığın arandığı ve parayı sakladığı yeri söyleyerek 4400 Euro'nun müştekiye iadesini sağladığı hususu gözetilerek, müştekiye kısmi iadeye rızasının bulunup-bulanmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanma ihtimalinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 06.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy