TALEPLE İLGİLİ MAHKEME KARARI : Asliye Ceza Mahkemesinin
TALEPLE İLGİLİ HÜKÜM : Mahkumiyet
SUÇ : Mala zarar verme
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda ; 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e, 143, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 151/1, 152/2, 168, 62, 53. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Alaşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2010 tarih, 2010/13 Esas ve 2010/64 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine;
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 04/05/2015 tarih, 2015/1042 Esas ve 2015/1694 Karar sayılı kararıyla,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 gün ve 60-126, aynı gün ve 100-127, 13/12/2011 gün ve 214-270, 20/12/2011 gün ve 215-279, 15/05/2012 gün ve 2012/8-193 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren mahkûmiyetlere ilişkin ilamlarla ilgili olarak hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca uyarlama yapılıp yapılmadığıyla ilgili araştırmanın hüküm kesinleştikten sonra infaz aşamasında yapılmasının da olanaklı olduğu gözetilmeden, mahkemece sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas teşkil eden ilamlarıyla ilgili CMK'nın 231. maddesi gereğince değerlendirilme yapılmadığından bahisle TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA, karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14/12/2016 tarih ve 2016/340179 sayılı yazısı ile,
1-28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle 5237 sayılı TCK'nın 152/2-son maddesinde yapılan değişikliğe göre, mala zarar verme suçunun yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanılarak işlenmiş olması halinde artırım miktarının öngörüldüğü bölümde yer alan, “Verilecek ceza iki katına kadar artırılır” cümlesindeki “iki katına” ibaresinin çıkartılarak yerine “bir katına” ibaresinin eklenmiş olması karşısında ve mahkûmiyet kararındaki artırım oranı da dikkate alınarak, söz konusu kanun değişikliğine göre, bu durumun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle mala zarar verme suçundan verilen hükmün bozulması yerine yazılı şekilde onanmasına karar verilmesi yasaya aykırı,
2-Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün BOZULMASINA karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
1-İtirazımızın KABULÜNE,
2-Yüksek Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 04/05/2015 gün, 2015/1042 Esas ve 2015/1694 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına ilişkin kararın KALDIRILMASINA,
3-Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2010 tarih, 2010/13 Esas ve 2010/64 Karar sayılı ilamıyla sanığın mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 151/1, 152/2, 168/2, 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Yasa'nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair kararının
“1-28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle 5237 sayılı TCK'nın 152/2-son maddesinde yapılan değişikliğe göre, mala zarar verme suçunun yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanılarak işlenmiş olması halinde artırım miktarının öngörüldüğü bölümde yer alan, “Verilecek ceza iki katına kadar artırılır” cümlesindeki “iki katına” ibaresinin çıkartılarak yerine “bir katına” ibaresinin eklenmiş olması karşısında ve mahkûmiyet kararındaki artırım oranı da dikkate alınarak, söz konusu kanun değişikliğine göre, bu durumun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle BOZULMASINA karar verilmesi,
3-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur. isteminde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü,
İTİRAZIN KAPSAMI:
Sanık hakkında, mala zarar verme suçundan hüküm kurulduktan sonra 28/06/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 65. maddesiyle TCK'nın 152/-son maddesinde yapılan değişikliğe göre, mala zarar verme suçunun yakarak, yakıcı ve patlayıcı madde kullanılarak işlenmiş olması halinde artırım miktarının “Verilecek ceza iki katına kadar artılır” cümlesindeki “iki katına ibaresinin çıkartılarak yerine “bir katına “ibaresinin eklenmiş olması karşısında, mahkumiyet kararındaki artırım oranı da dikkate alınarak kanun değişikliğine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve aynı Yasa'nın 53. maddesi tatbik edilirken Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması sebepleri ile dairemizin sanık hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin onama kısmının kaldırılarak BOZULMASINA ilişkindir,
KARAR:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 04/05/2015 tarih, 2015/1042 Esas ve 2016/1694 Karar sayılı kararının sanık hakkındaki mala zarar verme suçu yönünden itiraz nedeniyle sınırlı KALDIRILMASINA,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; mala zarar verme suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında hüküm tarihinden sonra 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle TCK'nın 152/2-son maddesinde yapılan değişikliğe göre, mala zarar verme suçunun yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanılarak işlenmiş olması halinde öngörülen artırım miktarının ''iki katına kadar artırılır'' ibaresinin “Bir katına kadar artırılır” olarak değiştirilmesi karşısında, mahkumiyet kararındaki artırım oranı da dikkate alınarak, söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,
3-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, itiraz sebepleri yerinde görülmekle, hükmün istem gibi BOZULMASINA,Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 04/05/2015 tarih, 2015/1042 Esas ve 2015/1694 Karar sayılı kararındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, 14/02/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy