MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Dosya içerisinde sanığın meskenine ilişkin düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının yer aldığı ve bu tutanaklara hükümde yer verilmediği ve UYAP'tan yapılan incelemede sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/641 Esas ve 2013/1001 Karar sayılı dosyasının bulunduğu, hükmün Yargıtay 22. Ceza Dairesi’nin 30/05/2016 tarih, 2015/21044 Esas ve 2016/9151 Karar sayılı ilamı ile 6352 sayılı Yasa kapsamında yeniden değerlendirilmesi amacı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, sanık hakkında açılan her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki sürede dikkate alındığında sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin yeniden değerlendirilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Alınan bilirkişi raporu sonucunda 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun raporda bildirilen vergili cezasız zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, “bilirkişi tarafından tespit edilen normal tarifeye göre vergiler dahil, cezasız kalan kaçak kullanım bedeline ilişkin zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair makul bir süre tanınarak bildirimde bulunulup, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26/10 /2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.