MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığa 12/12/2013 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği, CMUK'nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 20/03/2015 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin aynı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Müşteki kurum vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suçtan zarar gören müşteki ...'ne duruşma gününü bildiren tebligatın müşteki vekiline çıkartılması gerekirken yanılgılı olarak müşteki kuruma tebligat çıkarılması karşısında; duruşma davetiyesinin usulüne uygun yapılmamış olduğu, müştekiye davaya katılma hakkı tanınmadığı, 23/12/2013 tarihinde verdiği temyiz dilekçesi ile de verilen hükmü vekalet ücreti yönünden temyiz etmek istediğini belirterek katılma isteğini ortaya koyduğundan, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1-Alınan bilirkişi raporu sonucunda 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, “bilirkişi tarafından tespit edilen normal tarifeye göre vergiler dahil, cezasız kalan kaçak kullanım bedeline ilişkin zararı gidermesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair makul bir sürede verilip bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Kabule göre de;
Adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesi sırasında cezanın hangi taksit aralığında ödeneceğinin gösterilmeyerek hükmün infazında tereddüt yaratılması,
3-28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81. maddesi ile değişik 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanığa hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy