MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Dosya içeriği ve Uyap kayıtlarına göre; sanık hakkında muhtemelen aynı yerle ilgili olarak aynı suçtan Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/11/2013 gün, 2012/414 Esas ve 2013/347 Karar sayılı (05/11/2011 suç tarihli) kararı ile verilip Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 22/04/2015 gün, 2015/3955 Esas ve 2015/8721 Karar sayılı kararıyla kesinleşen (temyiz talebinin süre yönünden reddine ilişkin) hükümlerin bulunduğu gibi, yine Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/12/2013 gün, 2013/735 Esas ve 2013/1276 Karar sayılı (26/12/2011 suç tarihli), Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/11/2014 gün, 2013/633 Esas ve 2014/649 Karar sayılı (08/12/2011 suç tarihli) ve Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/11/2015 gün, 2015/408 Esas ve 2015/931 Karar sayılı (18/07/2011 ve 11/10/2011 suç tarihli) dosyalarında da yargılama yapılarak karar verildiğinin anlaşılması karşısında; farklı tarihlerde işlenen karşılıksız yararlanma suçlarının düzenlenen ilk iddianame tarihine kadar zincirleme şekilde işlenmiş suçu oluşturabileceği hususları da gözönünde bulundurulup, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi yönüyle, öncelikle, sanık hakkında aynı suçtan açılmış süren ve kesinleşen tüm dosyalarının tespit edilerek ilgili yerlerden getirtilip incelenerek zapta geçirilmesi, gerektiğinde birleştirilmeleri hususunun düşünülmesi, mümkün olmadığı taktirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması suretiyle iddianame tarihlerine göre zincirleme suç hükümleri değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olacağı gözetilmeden, eksik kovuşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2)Katılan kurumun kendi bildirimine bağlı olmaksızın yargılamaya konu dönemler ve yerde tüketilebilecek vergili ve cezasız su bedellerinin belirlenmemiş olması ve katılan kurum tarafından ödenmesi istenen bedellerin yüksek olması da dikkate alınarak, sanığın 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi ile getirilen düzenleme yönünden haksız yere hak kaybına uğramasının önlenmesi yönüyle, yargılama konusu suç tarihleri itibariyle katılan kurumun kendi bildirimine bağlı olmaksızın gerçek zararlarının kesin olarak tespiti ile sanığa gerekirse tevdii
.../...
mahalli de bildirilip belirlenecek süre içinde "bilirkişiye hesaplattırılan vergili ve cezasız zararları giderdiği takdirde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği" hususuna dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin hak ve nesafete uygun olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ASKİ vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.